ORKİDE AKKOÇ SABİT
TATLI RÜYALAR
1 Kasım-8 Aralık 2011

TATLI RÜYALAR / ORKİDE AKKOÇ SABİT

 Genç sanatçı Orkide Akkoç Sabit kendi dünyasından yola çıkarak birbirinden farklı materyaller ile ürettiği çalışmalarıyla 1 Kasım – 8 Aralık 2011 tarihleri arasında Mac Art Gallery’de izleyicileri ile buluşuyor. Eserlerde kullanılan farklı materyaller sanatçının çokyönlülüğü ile de örtüşüyor.

Akkoç’un eserlerinde Freudyen bir söylemle kullandığı imgeler, bizi aslında hiç çıkamadığımız çocukluğumuza geri göndererek bireysel ve kolektif bilinçdışının ortaya çıkardığı silik benliğimizde kalan izlere tekrar bakmaya zorluyor. İzleyen şimdiki zaman ve gelecek zaman arasında; tutkuları, arzuları, çaresizlikleri, şüpheleri, korkuları ve varoluşuna ilişkin kaygıları arasında kalarak karmaşık bir ruh haline doğru itiliyor. 
Sanatçı zaman ve mekandaki kırılmalar, kişilerin bir bedenden başka bedenlere geçişleriyle İzleyiciyi kendisiyle yüzleşme haline sokarak bu çok kapsamlı ve sonsuz belleği hayal gücünün ürpertici ve kışkırtıcılığı ile yorumluyor .


Sergide dış dünya ve bastırılmış duyguların oluşturduğu kontrast; eserlerdeki sertlik ve büyüklüğe karşın güçlü feminen hatlar bastırılmış bir gizil dönem olarak karşımıza çıkıyor. Cinsel kimliğe doğru giden süreç birbirine dönüşmüş ve iç içe geçmiş formlarda okunabilirken yetişkinliğe has daha sert, büyük, karamsar, tahrik edici imgeler ve ikonlar sanatçının ironik anlatımı ile oyun dünyasının bir parçası haline geliyor.

Orkide Akkoç Sabit bu sergisinde, zaman kavramını deforme ederek çıktığı spiritüel yolculukta, sanatseverlerin izleyicisi ya da kahramanı oldukları rüyalara davette bulunuyor.


Sergi 1 Kasım-8 Aralık 2011 tarihleri arasında Pazar hariç hergün 10:00-19:00 arasında görülebilir.


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

EROL ESKİCİ
KAYIP FREKANS
13 Eylül-22 Ekim 2011

KAYIP FREKANS / EROL ESKİCİ

 Mac Art Gallery sezonunun ilk sergisini genç sanatçı Erol Eskici’nin “kayıp frekans “ adlı sergisi ile açıyor.

Bir önceki sergisinde, hemen hemen her türlü anlatım dilini, malzemeyle girdiği fiziksel mücadele halleri ve bunun doğurduğu şiddette maruz kalma durumlarını kullanan sanatçı, bu sergide bütün bu verileri fiziksellikten uzaklaştırarak içe büküyor.

Eskicinin bu sergisinde; Amnezifobi, ölümle ilk karşılaşma, cinselliğin ve şiddetin keşfi gibi konular serginin belirleyici ana temaları olarak karşımıza çıkıyor. Bakış içerden dışarı doğru bir ironi ve mizahi perspektifte ilerlerken, şimdi bir süreliğine içeriden içeriye kaydırılmış oluyor. Sanatçıya göre böylece bütün faktörlerin ilk şoklarının neler olabileceği üzerine bir araştırma evresi son bulmuş oluyor. Eskici “Kayıp Frekans” sergisinde son bir yıl içerisinde ürettiği çalışmalarını, bir sağaltım süreci olarak ele alıp izleyiciye sunuyor.

Sergi Pazar hariç hergün 10:00-19:00 arasında görülebilir. 



FIRAT ENGİN
İSTİLA
4 Mayıs - 4 Haziran 2011

İSTİLA / FIRAT ENGİN

 

 

İstila kelimesi “Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme” karşılığını taşımakla birlikte “yayılma, kaplama, sarma, bürüme” anlamlarını da taşımaktadır. Bu anlamlar üzerinden bakıldığında istilanın boyutları çok katmanlıdır; direkt bir eylem özelliği taşıyan istilanın ikinci bir yüzü vardır: “gizli istila”. Gizli istila, farkında olmadan hayatınızın her alanına sızan ve kuşatan kültürel bir eylem türüdür, Sessiz sedasız yaşamınızın odağına yerleşir, siz farkında bile olmadan tüm savunma mekanizmanızı pasifize eder ve güncel yaşam pratiğinizde tüm eylemlerinizi belirleyen bir çerçeve oluşturur. 
İstilacı ve istila edilen iki ayağıdır istilanın. Bir istilacının doğrudan kullandığı silahlar, en ilkel baltadan günümüzde kullanılan lazer güdümlü füzelere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içerir: “Öldürebildiğin kadar öldür ve istila et” İstila edilen ise eylemin direkt tanığıdır. Gizli istila ise bir takım gizli nesnelerin, yaşam kültürüne saldırısı ile ortaya çıkmaktadır. Bu noktada istilacının kimliği örtük, istila edilen ise saldırıya açıktır: “Yaşatabildiğin kadar yaşat ve istila et”
Önemli olan nokta, nasıl yaşattığındır. Günümüzde savaş her yerde, istila da her alanda kendini göstermektedir. Sun Tzu’nun “Savaş sanatı”nın 20. yüzyılın sonlarından itibaren ekonomi ve iş dünyasında da kullanılmakta olması, savaş stratejilerinin gizli istila yöntemlerinde de kullanılması durumunun açık kanıtıdır. 
Bu kavramlar üzerinden yola çıkılarak hazırlanan “istila” konulu sergi; kültürel alanda hayatın her alanına nüfuz eden gizli istilaya vurgu yapmakta ve bu yolda kullanılan bazı silahlar, yöntemler ve sonuçları, yapıtlar üzerinden bir takım eğretilemelerle tartıştırmayı amaçlamaktadır. Bu tartışmalar bir deşifrasyonu içermekten çok gizli, istilaya dair seçilmiş ipuçlarıyla gerçekleştirilmektedir. 
Sergide yer alan işler ipuçlarının, Gratel’in kaybolan ekmeklerinin değil, dönüş yolunun bulunabilmesi için izlenebilecek zamana düşülmüş taşlar olabilmesini hedeflemektedir.

Sergi Pazar Hariç hergün 10:00-19:00 arasında görülebilir.

 

 


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

YAHYA BAĞCI
THROUGH THE LOOKING GLASS
02 - 31 Mart 2011

THROUGH THE LOOKING GLASS / YAHYA BAĞCI

 

Çağdaş Türk sanatının genç kuşak isimlerinden Yahya Bağcı “ THROUGH THE LOOKİNG GLASS” isimli sergisi ile 2-31 Mart 2011 tarihleri arasında Mac Art Gallery’de izleyici ile buluşuyor. 70’ler avantür sinemasından klasik bir final sahnesi; esas adam rakibiyle zorlu bir kovalamaca sahnesi sonunda aynalarla donatılmış bir odaya girer, düşmanın suretlerleri her yerdedir, kahramanımız bu görüntülerden yalnızca birinin "gerçek", diğerlerinin onun -gerçeğin- birer sureti olduğunun bilincindedir ve gerçek olanı arar. Bu iki görüntü -suretler ve gerçek- farklı düzlemlerde aynı iki görüntüdür zaten, ama kahramanımız bunu bilmez, daha doğrusu önemsemez... Hipergerçek evrende bu sahnenin birebir karşılığı Matrix’de vardır, ama kahramanımız Neo, 70’lerin aynalar karşısında gerçeği arayan saf kahramanı değildir artık, karşısındaki rakibi -Ajan Smith- sadece bir gerçekliğin sureti konumunda değil, artık gerçekliğin yerini çoktan almış, sonsuz sayıda, "hipergerçeklik" olarak karşımıza çıkar... Sanatçının çalışmalarındaki tavır, "hipergerçekçekçi" bir tavır değil; içinde bulunduğumuz dijital çoğaltma, multimedia, internet, sanal gerçeklik, klonlama ve iletişim teknolojilerinin bizi her yandan sardığı; gerçeğin yerini sanal dünyanın aldığı günümüzdeki durumun vurgulanmasıdır. Sanatçıya göre "Dik cepheden" bir bakışın nümerik görüntüler vasıtasıyla örtük bir biçimde engellendiği imgelemimiz artık Walter Benjamin'in "aura" kavramıyla dile getirdiği durumundan çok daha karmaşık bir hale gelmiştir... İşte tam bu noktada, "bakar kör" durumumuzda, belleğin imge bombardımanı tarafından hiç bu kadar sarsılmadığı bu karamsar anda, bir tersyüz oluş, çıkış yolu olabilir mi? Sanatçının çalışmalarının yol haritasını belirleyen ve onu dik cepheden bakışın alternatifi olabilecek yeni olanakların arayışına yönlendiren de bu sorudur... Lacancı Psikanalitik okuma, olanaklı yöntemler arasında Bağcı’nın çalışmalarının yörüngesini oluşturmaktadır... Aynı psikanalitik yöntem sadece günümüz "hipergerçek" dünyasının örtük ve muallak yönlerini yapısöküme uğratmak için değil, aynı zamanda sanat tarihine uygulanarak gözden kaçmış ve önemsenmemiş noktaları imlemek için de kullanılabilir... Sanatçı çalışmalarını bu kaygılarla gerçekleştirmektedir. 

Sergi Pazar hariç hergün 10:00-19:00 arasında görülebilir.

 



BÜYÜK USTA ÖMER ULUÇ ANISINA SAYGIYLA
08 - 31 Ocak 2011

BÜYÜK USTA ÖMER ULUÇ ANISINA SAYGIYLA

Mac Art Gallery ,çağdaş Türk Sanatının “Büyük Ustası” Ömer Uluç’u, çeşitli dönemlerinden oluşan eserlerinin yer aldığı bir sergi ile ölümünün birinci yılında saygı ile anıyor.. 
Ömer Uluç’un eserlerinde; varlıkları spiraller ve yuvarlaklarla başlayan gittikçe doku, form, karakter ile beraber hayat kazanan gerçek bir yaşam öyküsüne dahil olabilmek mümkün. Öyle bir dünya ki içinde cinler, köpekler, canavarlar, kraliçeler ve totemler… Herbiri hala yaşayan canlı varlıklar gibi defterden kağıda, kağıttan tuvale, tuvalden heykele gezinip duruyor ve gerçek bir yaşam öyküsünü unutulamayacak şekilde hafızalara kazıyor.
Mac Art Gallery Ocak 2010 da kaybettiğimiz büyük sanatçımız Ömer Uluç’un anısına eserlerinden oluşan bir 


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ