3 JENERASYON
09 - 31 Aralık 2010

3 JENERASYON / KARMA SERGİ

 

Mac Art Gallery Türk sanat tarihinin yarı asrına yayılmış değerli ustalar ve genç sanatçılarını bir araya getirdiği “üç jenerasyon” sergisinde farklı teknik ve üslupların yan yana gelerek oluşturduğu sanatın 60 yıllık hareketine dikkat çekiyor. 
Soyut eğilimler, dışavurumcu nameler, lirik anlatımlar, figüratif yorumların sonsuzluğu, pop kültür ile güncel bir bakış, etnik, estetik ile sanatın tarih sürecinde kendi bünyesinde geçirmiş olduğu öyküyü, üç kuşağı kapsayan bu seramonide; Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Erol Akyavaş, Mehmet Güleryüz, Komet, Ergin İnan, Zekai Ormancı, Çerkez Karadağ,Kemal Önsoy, Selma Gürbüz, Hakan Onur, Hayri Esmer ve Ebru Uygun’un eserlerinden oluşan bir seçki ile sunuyor. 

Sergi 10:00 – 19:00 saatleri arasında Pazar hariç her gün Mac Art Gallery’de izlenebilir.

 



EROL ESKİCİ
ALÇAK GERİLİM - YÜKSEK TAHRİBAT
21 Eylül – 20 Ekim 2010

ALÇAK GERİLİM YÜKSEK TAHRİBAT / EROL ESKİCİ

Mac Art Gallery 2010 – 2011 dönemini 1984 doğumlu Erol Eskici’nin “Alçak Gerilim Yüksek Tahribat” adlı sergisiyle açıyor
Eserleri ile arasındaki fiziksel mücadele halini bir tür şiddet alışverişi olarak kullanan sanatçı militarist ikonografi, topografya, bellek ve bunun travmatik kalıntıları, şiddet, tahribat, üst dil, ideolojik aygıtlar ve şiddet aygıtları, azınlık olma psikolojisi gibi birçok farklı konuyu kendi bünyesinde bekletiyor ve zaman geçiriyor. Eserlerde karşılaşılan tahribatta bu şiddetin bir tür sonucu olarak fizikselleşiyor.
Tahrip etme eylemi her zaman bir sürece işaret ederken daha yamuk bir bakışla organik olanın topografik anlamları ile metalik olanın mekanik bünyesi birbiriyle çarpışıyor.Politik olarak bu, imajın belleği ile coğrafyanın kimliğinin uyumlu ve yapışık gibi görünen çatışmasıdır. Sanatçının karşı tahrip eylemi olarak nitelediği fiziksel durumsa bir tür dinamo işlevi görüyor ve enerji buradan sağlanıyor. İlgilendiği konulara bağlı olarak birçok farklı malzemeyi ve dili bir arada kullanıyor. Bu sirkülasyon işlerin totaliter bir karakterden kurtulmasını sağlıyor.

Genç sanatçı Erol Eskici’nin eserlerinden oluşan sergi 21 Eylül – 20 Ekim 2010 taihleri arasında Pazar hariç her gün izlenebilir..


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

ARZU BAŞARAN
MADUNİYET
14 Nisan - 14 Mayıs 2010

MADUNİYET / ARZU BAŞARAN

Mac Art Gallery Nisan ayında çağdaş Türk sanatının özgün isimlerinden Arzu Başaran’ın “Maduniyet” adlı sergisine yer veriyor. 
Sanatçı uzun bir aradan sonra açacağı kişisel sergisinde sanatın elemanları ile tam olarak özne olamama, sesi olmama, “arada olma hali”ne yöneliyor. Bölük pörçük bir duruma, bir nevi parçalanmaya, işaret ediyor. Kağıdı koparak oluşturduğu figür kalıntıları yan yana durarak nihayet kendilerine ait bir sese ve bir dile kavuşuyor. 

Sergi 14 Nisan-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında Pazar hariç hergün 10:00-19:00 arası görülebilir.


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

FIRAT ENGİN
1+1+1+1+1
16 Şubat - 20 Mart 2010

1+1+1+1+1 / FIRAT ENGİN

Mac Art Gallery Çağdaş Sanatın genç kuşak isimlerinden Fırat Engin sergisi ile günümüz toplumuna eleştirel bir gözle bakıyor. Sergi; Endüstriyel toplumların birey üzerinde yaratttığı etkiye, bireysellikten çıkan, “kimlik” olma özelliğini yitiren ve gittikçe aynılaşan bireylerin dejenerasyonuna göndermelerde bulunurken aynı zamanda birey kimliğinin ne derece önemli olduğunun altını çizmek istiyor...
Sergi adını, Jean Baudrillard’ın “Sessiz Yığınların Gölgesinde” adlı kitabında yer alan, “sonsuz sayıda eşdeğerli birey” formülünden yola çıkarak alıyor: “1+1+1+1+1” 
Sergide yer alan işler; bu formülünde perspektifinden yola çıkarak, yapıt kurgusunda kullanılan çeşitli nesne ve malzemelerin birlikte oluşturduğu metaforik anlatımlarla, toplum-birey-kitle ilişkisine göndermelerde bulunuyor. 21. yy’da endüstriyel kalkınma, batılı devletlerde de olduğu gibi hızlı bir şekilde açığı kapatma yarışına giren gelişmekte olan toplumların da sosyo-kültürel yapılarını dejenerasyona uğratarak, ileriye dönük sosyolojik bozulmaların dip dalgalarını yaratmaktadır. Bu durum, kültürel içi boşluk ve dejenerasyon ile kendinden gittikçe uzaklaşan ve kitleleşen toplumlar haline dönüşme durumunu da beraberinde getirmektedir. Kitle bu haliyle, toplumsaldan uzak ve mesafeden yoksun prototiplerden oluşmaktadır. En temelde hedef, bireydir. Bireyin kültürel zenginlik harmanında eklektik bir postmodern karakter tipi çizmesi ve bunun içinde sunulan hazır format bir birey tipinin oluşumu; düşünen,özerk ve yaratıcı bir toplumsalın oluşmasına engel olmaktadır.Bu tür bir ortamda “Mesafe” kavramına sahip olamayan bireyler, 21.yy metropollerinde yaşanan küreselleşme ile de bir tür kültürel harmanın sunulduğu çağın çocukları haline gelmektedir. Doğru ve yanlış bilgi karmaşası içinde olduğumuz bu dönem; trajedinin ve romantizmin, iyi ile kötünün, savaş ile barışın, politika ile hayatın, ‘aşırıcılık’ gibi total rejimler ile demokrasinin iç içe geçtiği bir dönemdir. Böyle bir ortamda doğrudan bireyin önemi hayatidir: birey kendisine sunulan ile değil –kendi seçimleri ile-kendi serüvenini oluşturmalıdır. 
Sergi ana hatları ile; bir tür pusula görevi görmekte ve bireyin önemine dikkat çekmektedir. Çalışmaların bütününde, merkezde yer alan ana tema; bireyi işaret etmektedir. Bu işaret bazen bir ışığın, bazen bir videodaki figürün, bazen de doğrudan izleyicinin katılımına bırakılmıştır.

Genç ve başarılı sanatçı Fırat Engin’in eserlerinden oluşan sergi 16 Şubat-20 Mart 2010 tarihleri arasında Pazar hariç hergün izlenebilir..


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ