1980'LERDEN
BAŞ YAPITLAR
16Aralık2009
20 Ocak2010

1980'LERDEN BAŞ YAPITLAR / KARMA SERGİ

 

1980’ li yıllar Türk sanatının geliştiği ve sanatçıların bireysel üretimlerini arttırdığı bir dönem oldu. Yeni açılımlar ile birlikte kavramsal denemeler çağdaş sanatın içine girmeye başladı. 80 ‘li yıllar Türkiyede plastik sanatların köklü değişimler yaşadığı bir tür kabuk değiştirdiği bir dönem olarak nitelenebilir. 
Bu dönem dünya sanatının etkisi ile avangard tavırlar, yeni anlatım olanakları, kullanılan materyallerin çeşitliliği ile plastik sanatlar yeni ve farklı anlatım olanakları sunmuş ; sanatçılar için toplum bakışının tersine kendi dinamiklerini yaratma şansı vermiştir. Daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen sanatçılar için popüler kültür ve yeni malzemeler, medya ve kitsch bir çekim alanı yaratırken siyaset-politika-sosyal duyarlılık ve tüm konular günün tüm koşulları sanatın içine girerek zengin anlatım olanaklarıyla anlaşılır kılınmıştır.
Çağdaş sanatta batı da olup bitenler ülkemizde de görülmeye başlamış ve bu durum yadırganmayarak sanatın yayılım alanı artmıştır. Artık çağdaş Türk sanatı evrensel üretimler vermektedir.
Çağdaş Türk Sanatının kırılma noktasına ait bu döneminin usta isimleri; Adnan Çoker, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Nur Koçak, ,Kemal Önsoy,Mehmet Gün, Bubi, Bedri Baykam’a ait “öncü” eserlerinin yer alacağı sergi 16 Aralık 2009 tarihinden itibaren Pazar hariç hergün 10:00-19:00 arasında Nişantaşı Mac Art Gallery’de görülebilir..

 


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

HAKAN ONUR
MED-CEZİR
23Ekim-30 Kasım2009

MED-CEZİR / HAKAN ONUR

Mac Art Gallery sezonu Çağdaş Türk Sanatının genç sanatçılarından Hakan Onur’un kişisel sergisi ile açıyor.. 
Hakan Onur’un “Med-Cezir” sergisi, sanatçının kendi yaşamına doğru çıktığı bir keşif gezisi niteliğinde... Yaşanmış anların çabukça tüketilmesi; tüketilirken de sürekli olarak (ve nedense) “gelecek” olanın tasarlanması, bizim “şimdiki zaman”ı ertelememize neden olur. Sanki yaşamın her anı, geleceği hazırlamakla görevlendirilmiş gibidir. Böylece yaşam, her yaşanmakta olanı ve her deneyimi görmezden gelir ve onu belirsizleştirir. 
Oysa “şimdiki zaman”ı görmezden gelmek, onun geçmişteki varlığını ortadan kaldırmaz. Dahası, deneyimleri de yok etmez. Onlar giderek birikir, bir denizin yükselmesi halinde yaşamımızın kıyılarını sular altında bırakır; kaçınılmaz bir durumdur bu... 
Ama o su baskını bir sürenin ardından yerini, suların çekilmesine bırakır. Tam o çekilme sırasında görülür ki, denizin anılardan sürüklediği tortular, yaşamın kıyısında serili durmaktadır. İşte üst üste yığılmış o tortuların üzerinde bir gezintiye çıkmak, şu andan geriye doğru başlatılan bir keşif yolculuğudur. Artık o tortu tabakası, ayaklarımızın altında asla ilk yaşandığı haliyle uzanmamaktadır. Geçmişte yaşanmış ve deneyimlenmiş olan şeyler, birbirlerinin içine sızmış, yeni bir biçime ve içeriğe dönüşmüştür. Bu içerik, bizim “med-cezir” sürecimizin bir resmidir. 
Hakan Onur “Med-Cezir” sergisinde, kendi yaşamının kıyısına birikmiş o tortu tabakasının üzerinde yürüyor, ayaklarının altında uzanan “”her an”a yeniden ve daha dikkatli bakıyor. Anılar şimdi ilk yaşandıkları halden çok farklıdır. Onlar bugünden geriye doğru seyredilen, fakat yol aldıkça yeni durumlara dönüşen, bir kez daha keşfedilen anlamlardır: Sanatçının yaşadığı her şeyin yeniden sunuluşudur... Sergideki resimlerin içine gizlenmiş bir yaşamdır. 

Emre Zeytinoğlu


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

CROSS ROADS
08 Eylül - 30 Eylül 2009

CROSS ROADS/Ivan Navarro, Hakan Onur, Fırat Engin

Mac Art Gallery 8 -30 eylül 2009 tarihleri arasında 54. Venedik Bienalinde Şili’yi ülke pavyonunda temsil eden Ivan Navarro ile birlikte Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanatçılarından Hakan Onur ve genç sanatçı Fırat Engin’in çalışmalarının yer alacağı “Cross Roads” sergisi ile bienal döneminde sanatseverleri buluşturuyor.

Sergi 8-30 Eylül 2009 tarihleri arasında Pazar hariç hergün 10:00-19:00 arasında görülebilir. 


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

BEDRİ BAYKAM
80'Lİ YILLAR-CALIFORNIA
27Şubat-30 Mart 2009

80'Lİ YILLAR - CALIFORNIA / BEDRİ BAYKAM

Bedri Baykam ‘80'li yılların Yeni Dışavurumcu dalgasının Türkiye'deki en önemli temsilcisi... 
Amerika ve Avrupa – özellikle Almanya ve İtalya’da, birbirinden habersiz sanatçılar tarafından eş zamanlı olarak yapılan yeni tual resimlerle başlayan “Yeni Dışa Vurumculuk” akımının adı, 1982’de kullanılmaya başlandı.
Bedri Baykam 80’lerin bu ilk yıllarını California’da yaşadı ve bu stili henüz bir adı olmadan, birbirinden habersiz ve uzak meslektaşları gibi, ilk uygulayan sanatçılar arasında oldu.
“1982’de benim yaptığım sanatın, sonradan adı Yeni Dışavurumculuk olarak konan uluslararası akımla paralelizme oturarak onun bir parçası olması, dönemin en önemli Amerikan, Fransız, Alman, İtalyan sanatçılarıyla beraber, o işlere eşzamanlı olarak imza atmam Türk sanat tarihine şunu getirmiştir; İlk defa bir Türk sanatçı batıyla eşzamanlı olarak uluslararası bir akımın işlerini üretmiştir. Yani takipçi değil, oluşturucudur”
‘80’li yıllardaki en iyi sanat yapıtlarının belirgin özellikleri renk ve biçim dolgunluğu, sunuş zenginliği bazı durumlarda da dramatik etki sağlamak için başvurulan anlatım yalınlığıydı. Bazen bu özellik sanatla ilgili önemsiz, kendine dönük düşünceleri, bazen de çok karmaşık ve önemli insan sorunlarını dile getirmek için kullanıldı. Bu dönemde 1970’li yılların kavramsal temelli sanat yapıtlarına olan yaklaşım geri planda kalmaya başlamış ve tual resmi yeniden geri dönüşünü ilan etmişti. Bu güçlü dönüş ile sanatçılar; “Yeni Dışavurumculuk” olarak adlandırılan bu süreçte kendi kültürel kökenlerine ilişkin açılımlar sağlarken resimlerinde salt modernizm öğelerinin yanına ilüstratif öğeler, hazır nesneler ekleyip farklı disiplinlerden; heykel ya da fotoğraftan da yararlandılar. Hikâyeleri basit ya da ağır olsun, Francesco Clemente, Anselm Kiefer, Julian Schnabel gibi eserleri güçlü sanatçılar ortaya çıktılar…
Soyut Modernizm’in öğelerine karşı başkaldıran sanatçılar, büyük boyutlu dizi eserler ürettikleri gibi geniş bir konu yelpazesi de sunmaktaydılar. 
Bedri Baykam’ın o yıllarda batılı meslektaşlarıyla eşzamanlı olarak New York, Paris ve İstanbul’da sergilenen, aynı anda ilk defa bir uluslararası sanat akımının paralel ve eşzamanlı olarak Türkiye’de yaşanmasını sağlayan bu dönem eserleri, Türk sanat tarihi adına da sanatçının en önemli dönemidir denilebilir. Sanatçının 80’ler ile başlayan ve sonraki sürecinin temellerini atan bu döneminin ilk başyapıtı “Fahişe’nin Odası” adlı çalışmasıdır. 
Baykam devam eden süreçte “Yeni Dışavurumcu” eserlerinde daha fazla bilinçlenerek yine tualin sınırları dışında taşmadan, ama kavramsallığa doğru bir gelişim süreci yaşadı. Gittikçe büyüyen tuvallerinde artık sadece görsel değil, düşünsel-politik yaklaşımlarının izdüşümleri de giderek yer almaya başladı.
Yine bu yıllarda, 1984’te batı sanat ortamının tekelciliğine karşı “Modern Sanat Tarihi Batının Bir Oldu Bittisidir” manifestosunu yayınladı. Bu çıkış uluslararası alanda büyük bir ses getirdi.
Baykam’ın “Danton Kanını Boş Yere Kaybetmedi”, “ Elimden Geleni Yapıyorum”, “Yılanı Öldürseler”, “ New York İçilecek Denizdir”, “ İç Manzaralar Serisi” gibi kuşkusuz herbiri bir başyapıt niteliğinde olan 20 kadar eseri, 27 Şubat-30 Mart 2009 tarihleri arasında Mac Art Gallery’de görülebilir.


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

MAC KOLEKSİYON IV
02Ocak-14Şubat 2009

MAC KOLEKSİYON IV

Mac Art Gallery 2 Ocak-14 Şubat 2009 tarihlerinde Çağdaş sanatın önemli temsilcilerini koleksiyon sergisinde bir arada sunuyor.. 
Ömer Uluç’un figür ile soyut arasındaki aralıkta dolaşan ne biri ne diğerinin olduğu soyutlamaları .. Mithat Şen’in imgeyi kendisinden ayırdığı farklı malzemeler ile yaptığı son dönem çalışmalarından örnekler, Adem Genç’in geometrik soyutlaması, Ebru Uygun’un rastlantısal imgelemleri ile minimalist çalışmaları, figüratif resmin güçlü temsilcilerinden Mehmet Güleryüz ve Komet, resimlerindeki renge yüklediği derinlik algısı ve biçimsel yalınlığıyla Hayri Esmer.. Kemal Önsoy’ un toplumun katmanları; birbiri üzerine yığılan toplulukların izlerini vurguladığı dönemine ait çalışmasının yer aldığı sergi çağdaş Türk sanatının önemli soyutlamalarını bir araya getiriyor..


SALON FOTOĞRAFLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ